3/3/2009

Afganistan’daki yetimlere yardım

Vakfımız, kışın çok sert geçtiği Afganistan’daki Talukhan ve Gazne yetimhanesindeki çocuklara yakacak odun, jeneratör için mazot, yatak, çarşaf, battaniye ve gıda yardımı yaptı. Yetimlerin yanı sıra ihtiyaç sahibi ailelere de gıda yardımı yapıldı. 

Vakfımız, çetin geçen kış şartları sebebiyle zor günler yaşayan Afganistan’daki yetimlere acil yardımda bulundu.

105 yetim çocuğun barındığı Talukhan Yetimhanesi’ne yakacak odun, jeneratör için mazot, yatak, çarşaf ve battaniye yardımı yapılırken; 120 yetim çocuğun barındığı Gazne Yetimhanesi’ne çarşaf, battaniye ve gıda yardımı yapıldı.

Yardımlar, yetimlerin üç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ayarlandı.

Talukhan ve Gazne yetimhanesindeki çocuklardan 40’ı yatılı olarak yetimhanede kalmakta olup geri kalanları ise akrabalarının yanında kalıyor.

Tüm yetim çocuklar, okulların açık olduğu dönemde gündüzleri yetimhaneye gelip eğitim görüyorlar. Okulların tatil olduğu zamanlarda ise sadece yemek için geliyorlar.

Vakfımızın yardım çalışmasıyla çocuklar soğuklardan korunmuş oldu, çarşaf, battaniye, odun ve mazot yardımıyla kış bitene kadar sıcak bir ortamda kalmaları sağlandı.

Çocukların aç kalmamaları için gıda ihtiyaçları karşılandı. Yatakhanelerdeki eksikliklerin tamamlanmasıyla yetim çocukların rahat edebilecekleri bir ortam sağlandı.

İhtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı

Ekiplerimiz, yetimlerin yanı sıra 6 milyon insanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu Afganistan’da ihtiyaç sahibi aileleri de unutmadı. Yeni Bağlan ilçesine bağlı Cilevgir, Girdap, Akmescit, Cari Huşk köyleri ile eski Bağlan ilçesine bağlı Sereki Nev, Sereki 10 ve Sereki 8 köylerindeki ihtiyaç sahibi ailelere 35 kg un dağıtıldı.

Bir yetime de siz sponsor olun

Kurulduğu günden bu yana savaş, işgal, doğal afet vb. sebeplerle yetim düşmüş çocukları önceliğine alan vakfımız yetimleri memleketlerinden ve yakınlarından koparmadan, bulundukları mekanlarda barınma, eğitim, sağlık ve sosyal-kültürel ihtiyaçlarını karşılıyor. Yetimler için başlatılan Sponsor Aile sistemi de başarılı bir şekilde devam ediyor. Yetimlere sponsor olan aile sayısı 10 bine ulaştı. Ancak henüz yardım bekleyen binlerce yetim var. Ayda 70 TL ile bir yetime veya daha fazla yetime sponsor olmak isteyen ailelerin yapacakları tek şey İHH ile irtibata geçmek.

3/3/2009

İHH'DAN Tanzanya'daki okullara 20 bin kitap

Tanzanya'da faaliyet gösteren misyonerler halkın cehaletinden faydalanarak özellikle çocukları hıristiyanlaştırmaya çalışıyorlar. Tanzanya müftülüğünün ve sivil toplum kuruluşlarının çağrısı ile devreye giren vakfımız hayırseverlerin katkısı ile 20 bin kitap basarak Tanzanya'daki okullarda dağıttı. 

 

Tanzanya’da yaşamını sürdüren Zehra Akyağ, ülkedeki misyonerlerin amaçlarına ulaşmak için kullandıkları yöntemlerle ilgili ilginç bir tespitte bulundu.

Misyonerlerin çocukları çikolatalarla kandırmaya çalıştığını anlatan Akyağ, şahit olduğu bir olayı şöyle anlattı: “Yuvalarda çocuklardan gözlerini kapatmalarını istiyorlar. Sonra çocukların önüne çikolata koyup, ‘Bu çikolatayı Hz. İsa size getirdi’ diyorlar. Çikolataları görüp sevinen çocuklara daha sonra tekrar gözlerini kapattırıyorlar ve hemen çikolataları topluyorlar. Sonra çocuklar gözlerini açtıklarında onlara, ‘Muhammed geldi ve çikolatalarınızı aldı’ diyorlar. Tabii çok sevdikleri çikolatayı önlerinden alan biri hakkında çocukların zihninde oluşan düşünceyi artık siz tahmin edin. Bu ve benzeri metotlarla ülkedeki tüm çocukların algısı tahrip ediliyor.”

Türkiyeli hayırseverler harekete geçti

Zehra Akyağ’dan bu olayı dinledikten sonra harekete geçen Türkiyeli hayırseverler, Tanzanya müftülüğü ve eğitim bakanının ihtiyaç duyduğu kitapları temin etti.

Türkiyeli hayırseverler, Tanzanya okullarında ihtiyaç duyulan 20 bin kitabı İstanbul’da bastı. Hazırlanan kitaplar vakfımız tarafından ülkeye götürülerek Tanzanya ve Zenzibar müftülüklerine teslim edildi.

Kitapların yanı sıra tekerlekli sandalyeler, muhtaç insanlar için bağışlanan elbiselik kumaşlar ve hanımlara ait bir kurumun faaliyetlerinde kullanılmak üzere sanayi tipi dikiş makineleri de teslim edildi. Teslim törenlerine Zanzibar Adalet Bakanı, Müftü ve Eğitim Bakanı da katıldı.

Kitapları bölgeye götüren Vakfımız Genel Başkan Vekili Yavuz Dede, “Tanzanya, ekvator çizgisinde tropikal iklime sahip bir ülke. Tanzanya nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ı Müslüman. Ancak Afrika’nın tüm ülkelerinde olduğu gibi burada da misyonerlik çalışmaları çok yaygın. Misyonerlerin öncelikli hedefi ise çocuklar. Bu hedef doğrultusunda eğitim alanını çalışmaları için fırsat olarak görüp kurdukları eğitim kurumları ile bu amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar” dedi.

3/3/2009

MAZLUMDER İstanbul’dan 28 Şubat’ın Yıldönümünde R

28 Şubat 2009 Cumartesi

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, 28 Şubat’ın yıldönümünde “Darbeler ve Olaylar” konulu bir forum düzenledi. Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsünde yapılan forumda, bu güne kadar yapılan darbeler, bu darbelere zemin hazırlayan olaylarla birlikte değerlendirildi.

28 Şubat Cumartesi Darbeler ve Olaylar belgeselinin gösterimi ile başlayan forum, MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Ayhan Küçük’ün takdimi ile devam etti. Ayhan Küçük konuşmasında programın amacını şu sözlerle anlattı “Bütün bu süreçleri insanlara niye hatırlatıyoruz? Bu kâbusu hatırlamanın kime ne faydası vardır? Türkiye’nin hukuk devleti olma ilkesinden geriye gitmesi bir kâbus olarak kalmaya devam etmektedir. Bu yüzden darbe teşebbüsü boyutu ve niteliği değişik olsa da her zaman için canlı bir şekilde yerinde durmaktadır. Hukuk Devleti ilkesi yerleşinceye dek bu hatırlatmaların yapılmasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz”.

Oturum yöneticiliğini Av. Muharrem Balcı’nın yaptığı forumun ilk bölümünde konuşmacılar Gazeteci/Yazar Ragıp ZARAKOLU, Akademisyen/Yazar Mümtaz’er TÜRKÖNE, Yazar Ömer LAÇİNER, Akademisyen/Yazar Yasin AKTAY ve Yazar İhsan ELİAÇIK 27 Mayıs 1960 darbesinden 28 Şubat 1997 Post-modern darbesine kadarki süreçte asker-devlet çatışmalarının neden yaşandığına ve halkın darbe dönemlerinde nasıl yönlendirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

Forumda ilk olarak söz alan Ragıp Zarakolu 2000'li yıllarda Ecevit'e yönelik olarak askerden gelen baskılara ve hükümetin silik tavrına dikkat çekerek, "Türkiye'deki halk kesimleri darbeler karşısında dik durmayanları sevmiyor ve seçimlerde cezalandırıyor. Ecevit de bunlardan biridir" dedi. Mümtaz’er TÜRKÖNE ise Türkiye’de yapılan darbeleri eşkıya teşebbüsü olarak değerlendirdi.

Türkiye toplumunun güçle hastalıklı bir ilişkisi olduğunu ve güçten arındırılmış bir toplum oluşturulması gerektiğini söyleyen Ömer Laçiner’in ardından konuşan İhsan Eliaçık ise 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde cezaevine girip çıkmış bir yazar olarak yaşadıklarını trajikomik bir dille konuşmacılarla paylaştı.

İlk oturumda son olarak konuşan Yasin Aktay darbecileri ve güçlerini toplum olarak çok fazla mutlaklaştırdığımızı ve kendi gücümüzü önemsemediğimizi, toplum olarak darbelere ve darbecilere karşı koyabileceğimizi belirtti.

Sebep- sonuç analizlerinin yapıldığı ikinci bölümde ise darbelere, halkın kutsal değerlerini kullanarak meşru zemin oluşturulmaya çalışılması eleştirildi. Darbelere ve darbelere zemin hazırlayan olaylara karşı halkın nasıl bir duruş sergilemesi gerektiği ile ilgili önerilerde bulunan konuşmacılardan Ragıp Zarakolu meşruiyet krizinin, yönetim gücünün tüm farklı kesimler tarafından bölüşülerek aşılabileceğini söylerken Ömer Laçiner Türk toplumunun şiddete ve güce dayalı ilişkilerden koparak darbelere karşı direnç geliştirmesi gerektiğini söyledi.

İhsan Eliaçık “Eğer bu olayların bir daha yaşanmamasını istiyorsak önce zihnimizdeki darbeci kişilik kalıntılarından kurtulmalıyız” dedi. Yasin Aktay ise darbeler karşısında birlik olarak irade ile karşı duruş sergilememiz gerektiğini ifade etti.

Katılımın yoğun olduğu program, konuşmacılara yöneltilen soruların cevaplanması ve konuşmacılara plaket verilmesiyle son buldu. Daha sonra katılımcılar Bilgi Üniversitesi sergi salonundaki 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerine ait fotoğraflardan oluşan sergiyi gezdiler.

“Darbeler ve Olaylar: Darbelere Zemin Hazırlayan Olaylar Nasıl Kurgulandı?” başlıklı forumun konuşmalarını içeren ve darbelerle ilgili bilgilerin yer alacağı kitapçık önümüzdeki günlerde MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nden den temin edilebilir.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı